• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2017 - Çocuk Eğitimi

 Çocuk Gelişimi

Cinsel Gelişime Uygun Etkinlikler - Çocukların soruları ve Ebeveynin Cevapları

Aşağıda çocukların cinsel gelişim dönemlerine uygun çocuk ve ebeveyn arasında geçen soru ve cevap etkinliklerine ilişkin örneklere yer verilmiştir. Sorular cevaplanmadan önce çocukların yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınmalı, çocuğun gerçekten neyi sormak istediği anlaşılmalıdır. Verilecek bilginin ne olacağına karar verilmesi önemlidir.

BEN DE NEDEN ERKEK ÇOCUKLAR GİBİ AYAKTA ÇİŞİMİ YAPAMIYORUM?: Bu sorular iki buçuk-üç yaşlarında daha fazla sorulur.

Çocuk: Ben de neden erkek çocuklar gibi ayakta çişimi yapamıyorum?
Ebeveyn: Kızlar ile erkeklerin vücutları farklıdır.
Çocuk: Neden farklıdır?
Ebeveyn: Sen kız olarak doğdun. Erkekler çişini yapmak için pipileriyle dünya gelirler. Bu nedenle zaman zaman oturmadan yapabilirl er.
Çocuk: Keşke ben de erkek olsaydım.
Ebeveyn: Kız olmanın da erkek olmanın da farklı güzellikleri vardır. Hayvanların da kendi aralarında farklılıkları vardır. Örneğin, fillerin hortumu, tavşanların uzun kulakları vardır.

BEN NEREDEN GELDİM? Çocuklar üç-dört yaşlarında doğum ile ilgili sorular sormaya başlar. Bu sorulara çocuğun sorduğu kadar cevap verilmelidir.

Çocuk: Ben nereden geldim?
Ebeveyn: Sen nereden geldiğini düşünüyorsun?
Çocuk: Bilmiyorum, arkadaşım Ayşe bebeklerin nasıl yapıldığını biliyor, fakat bana anlatmıyor.
Ebeveyn: Pekala, bebekler annelerin vücudunda özel bir yerde büyürler.
Çocuk: Bebek orada nasıl oldu?
Ebeveyn: Anne ve baba onu, annenin vücudundaki küçük yumurta ve babanın vücudundaki bir sperm ile yaptılar.

BENİM DE ÇOCUĞUM OLUR MU?

Kız çocuklar için:
“Elbette olur. Ancak bunun için öncelikle büyümen gerekir. Bir bebeği taşıyabilmek ve dünyaya getirebilmek için vücudunun, annenin vücudu kadar büyümesi gereklidir. şu an senin vücudun bir bebek dünyaya getirmek için yeterince büyümemiştir. Ayrıca bir bebeğin sorumluluğunu alabilecek ve büyütebilecek duruma gelmen gerekir. Tıpkı annen gibi…”

Devamını oku...

Tiyatronun çocuk gelişimi üzerindeki 5 muhteşem katkısı

Çocuk tiyatroları geçmişten günümüze çocukların eğitiminde ve kişisel gelişimlerinde çok önemli ve güvenilir bir yere sahip olmuştur. Birkaç saatlik zaman dilimi içerisinde çocuklara farklı dünyaların kapılarını açan, onların kaliteli vakit geçirebilmelerine olanak sağlayan tiyatrolar, bu yönüyle anne-babaların da etkinlik listelerinin her zaman başını çekmektedir. Faydası sayılamayacak kadar fazla olan çocuk tiyatrolarının çocukların gelişimlerine, dolayısıyla toplumun geneline sunduğu pozitif katkıları sizin için birkaç maddede özetlemeye çalıştık.

Çocuklara özgüven duygusu kazandırır


Çocuk tiyatrosu; çevresiyle iletişim kurmakta zorlanan çocuklar başta olmak üzere genel olarak tüm çocuklara özgüven duygusu kazandırır. Bir tiyatro oyununda çocuklar birlikte gülüp eğlenirler, birlikte öğrenirler... Çocukların sahnede oyun seyretme deneyimleri arttıkça bu durum onların sosyal davranışlarına da yansır. Başkalarıyla daha iyi geçinme, çevreyle daha güçlü bir bağ kurma, kendine güven, uyum sağlama ve cesaret gibi konularda kendilerini geliştirirler.

Çocukların gözlem yoluyla öğrenmesini sağlar

Tiyatroda sergilenen oyunlarda çocuklar gözlem yoluyla öğrenmektedir. Oyun esnasında kendini oyunun akışına bırakan ve bir anlamda oyunun bir parçası olan çocuklar sahnedeki oyuncuları model alır ve onlarla empati kurar. Bunun bir sonucu olarak oyunun çocuklara vermek istediği mesaj gözlem yoluyla öğrenilir ve hayata aktarılır. Çocuklar duygu ve düşüncelerini daha akıcı bir dille ve daha etkin bir şekilde ifade ederler. Gözlem yoluyla öğrenmenin bir başka artısı da çocuklarda dikkat, algılama, konuşma, dinleme gibi becerilerin gelişmesine önemli bir katkı sunmasıdır.

Devamını oku...

Psiko-motor Gelişim Dönemleri

Psiko-motor gelişim sürecinde içten ve dıştan gelen süreçlerin etkileşiminin sonucu olarak basit reflekslerle başlayan baş, boyun ve gövde kaslarının kontrolü aşamalar şeklinde gelişir. Benzer şekilde psiko-motor becerilerin temeli olan oturma, emekleme, yürüme, koşma, atlama, tırmanma gibi büyük kas psiko-motor etkinlikleri ve uzanma, tutma, bırakma, fırlatma gibi elin yönetimi ile ilgili küçük kas psiko-motor etkinlikleri de aşamalar hâlinde gelişir.

Gallahue (1982), psiko-motor gelişimini çocukluk dönemi ile sınırlayarak incelemiş ve kuramını piramit modeli ile açıklamıştır. Bu modele göre her bir psiko-motor gelişim dönemi, bir diğerinin üzerine kurulur. Piramidin temeli, refleksif hareketler dönemini göstermektedir. Bu dönemi, ilkel hareketler dönemi ve temel hareketler dönemi takip eder. Piramidin tepe noktasını spor hareketleri dönemi oluşturur.

Refleksif Hareketler Dönemi (0–1 Yaş)

Bebekler, bedenlerinin çeşitli bölümlerini hareket ettirmeyi sağlayan genel bir yetenekle ve refleks olarak isimlendirilen davranışsal tepkiler dizisi ile birlikte doğarlar. Yeni doğan bebeğin en bilinen ve en sık rastlanan bazı refleksleri şunlardır: Moro, adımlama, arama, yakalama-kavrama, emme, babinski, göz kırpma refleksi Bir refleks, bir uyaran türüne özel otomatik bir tepki oluşturur. Örneğin, ışık tutulduğunda göz bebeği otomatik olarak büzülür. Aşağı beyin merkezlerinin kontrolündeki ilkel refleksler gebeliğin 18. haftasından itibaren fetüste görülmeye başlar. Refleksler, genellikle yenidoğanın beslenmesini emniyete alma ve koruma gibi çift fonksiyonludur. Bir başka deyişle, yaşamı sürdürmeye katkıda bulunurlar. Yenidoğanın yanağına dokunan annenin memesi, başın refleksif dönüşünü uyarır, dudaklara değen meme başı refleksif emmeyi meydana getirir, gırtlağı uyaran süt refleksif yutmaya yol açar.

Refleksler, çocuğun ilk bilgi edinme kaynaklarıdır. Bebek için koruyucu ve arama/emme refleksleri gibi yiyecek sağlayıcı özellik taşırlar. Sinir sisteminin olgunlaşmasıyla refleksler, yerlerini istemli davranışlara bırakır. Yaptıkları hareketler bir amaca yöneliktir, ancak kaba ve kontrol dışıdır. Mesela bebek, bir nesneyi yakalamak istediğinde tüm gövdesinin katıldığı kaba bir hareket yapar.

Zamanla korteks daha geniş çapta idare etme gücü kazanır ve istemli hareketler başlar. Birçok refleks zamanla kaybolur ya da istemli hareketlerle bütünleşir. Bebekler, kasları üzerinde istemli kontrol geliştirdiklerinde istedikleri zaman emerler, istedikleri yere bakarlar, nesneyi yakalarlar. Davranış, artık özel bir uyaran tarafından kontrol edilemez. Refleksif hareketler dönemi, birbirini izleyen iki aşama halinde ele alınır.

Bilgi toplama evresi: Bu evre doğum öncesi dönemden başlayarak bebekliğin dördüncü ayına kadar sürer. Bu evrede refleksler, bebeğin hareketler yolu ile bilgi toplama, besin arama ve korunmasında temel araç olmaktadır.

Bilgi çözme evresi: Bebeklik döneminde yaklaşık dördüncü ayda başlayan bu evrede, beyin merkezlerinin gelişimine bağlı olarak refleksler giderek yasaklanır. Oturma, emekleme, sıralama, yakalama, bırakma gibi istemli hareketler ortaya çıkar.

Yaşamın ilk yılında psiko-motor gelişimin dönüm noktaları vardır:

İlk hareketler
Oturma
Emekleme
Desteksiz yürüme
Bağımsız yürüme

Bebeklerin bağımsız yürümeye başlama zamanlarında farklıklar görülebilir. Yine de ilk iki yıl içerisinde tüm bebeklerde benzer psiko-motor gelişim süreçleri ile gelişim gerçekleşir.

Devamını Oku

Psiko-Motor Yetenekler Nelerdir?

Psiko-motor yetenekler;siko-motor becerilerin geliştirilmesi, tüm yaşam boyu sürer. Psiko-motor beceriler, bir işin yapılması sırasında kullanılan bilinçli zihinsel etkinliğin yönlendirdiği koordineli kas etkinlikleridir. Örneğin yazı yazma, daktilo yazma, piyano çalma birer psiko-motor beceridir. Psiko-motor yetenek, vücudun bir ya da birden fazla organının katıldığı kas hareketi ya da işlemidir. Psiko-motor öğrenme, çocuğun doğumundan sonra psiko-motor yeteneklerin gelişmesine bağlı kalarak ve yaşı ilerledikçe hızlanarak devam eder. Çocuk doğduğu anda hareket edebilecek ve bazı psiko-motor becerileri gerçekleştirebilecek durumdadır. Hatta ana rahmindeyken bile bazı hareketler yaptığı, dış etkilere karşı bazı yalın tepkiler gösterdiği bilinmektedir. Buna bakarak eğitimciler, eğitim-öğretimin doğumdan önce başladığını söylerler. Doğumdan sonra psiko-motor yetenekler hızla gelişir. Psiko-motor öğrenme, bu yeteneklerin gelişmesine bağlıdır.

Psiko-motor yetenekler;

dikkat, kuvvet, denge, tepki hızı, eş güdüm ve esneklik olarak ayrılır. Bu yetenekler ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Dikkat

Dikkat, kelime anlamı ile ‘duygularla düşünceyi, bir olay ve bir nesne üzerinde toplama’ olarak tanımlanır. Dikkat, göz veya kulağa gelen uyaranların bir kısmının sonraki süreçler için seçilmesidir. Dikkat kavramı, yoğunlaşma ve zihinsel kurgularla eş anlamlı olarak kullanılır.

Devamını oku...

Sosyal Gelişime Uygun Etkinlikler

Sosyal Gelişime Uygun Etkinlikler

Sosyal Gelişime Uygun Etkinlikler

Sosyal geliĢim, çocuğun içinde bulunduğu grupla ya da yaşadığı kültürdeki diğer bireylerle geçinebilmesi ve onlar gibi davranabilmesidir.

Çocuklar, bebeklik döneminden itibaren yaşam deneyimleri aracılığıyla kendini tanıma ve kabul etmeyi öğrenirler. Bu öğrenme sürecinde ailesi kadar dıĢ çevrenin de çok önemli rolü bulunmaktadır. Çocukların olumlu ilişkiler kurabilmesi, içinde bulunduğu toplumun bir üyesi olduğunu kavrayarak aktif, katılımcı ve yaratıcı bir kiĢilik yapısı kazanması için öncelikle sosyal gelişim yönünden dikkatlice planlanmış etkinliklere ihtiyaç vardır.
Sosyal gelişimi destekleyici etkinlikler yoluyla çocuklara kazandırılması amaçlanan beceriler:

Gelişim düzeyine uygun olarak problemleri nasıl çözebileceğini ve nasıl karar alabileceğini öğrenebilme
Diğerlerini ve kendini kabul edebilme ve değerli olduğunu anlayabilme
Olumlu benlik algısını geliştirebilme

ÖĞRENME FAALİYETİ

Bağımsız davranabilme, kendi hareketlerinin ve davranışlarının sorumluğunu taşıyabilme
Sosyal iletişim becerilerini geliştirebilme
Aile içindeki rolünü oynayabilme
Kuralların gerekliliğini anlayabilme
Kendi kültürünün geleneklerini fark edebilme
Toplum içinde yaşayan birey olarak kendini kabul edebilmesi
Dünyada farklı kültürlerin ve insanların olduğunu fark edebilme
Geçmişteki ve şu andaki toplumları öğrenebilme ve geniş bir çerçeve içinde iliĢkilerini anlayabilme
Liderlik ve grup ilişkilerini anlayabilme
Çevrenin insan yaşamındaki önemini anlama, çevresel problemleri araştırma ve problemlere çözümler üretebilme
Yeni teknoloji bilgisinin farkına varabilme
Sosyal gelişim ile ilgili etkinlikleri planlama ve uygulamada eğitimcilerin dikkat etmeleri gereken özellikler şunlardır:
Çocukların yaş ve gelişim düzeyine uygun, kendilerini rahat hissedebilecekleri güvenli ve bağımsız hareket etmeyi öğrenebilecekleri çevresel düzenlemeler yapmak
Çocukların kendini kabulünü sağlayıcı ve olumlu benlik kavramını geliştirmeye ilişkin destekleyici tavır ve tutumlar benimsemek
Başka çocuklarla ve yetişkinlerle birçok durumda iletişim kurmayı destekleyen, çocukların birbirlerini gerçek anlamda tanımalarına olanak veren ortamlar yaratmak
Çocukların toplumdaki değişik sosyal rollerin farkına varmalarını ve bu rollerin toplum için önemini anlamalarını sağlamak
Çocukların sorumluluk duygusunu kazanabilmelerine fırsat vermek
Çocukların seçim yapma ve karar verme becerilerini kazanabilmelerine fırsat vermek
Çocuklara bir grubun üyesi olduğunu fark ettirecek ve gruba uyumunu kolaylaştıracak ortamlar hazırlamak

Devamını oku...

f t