• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2017 - Çocuk Eğitimi

LOKUM TESTİ

LOKUM TESTİ


(4 yaşında geleceği söyleyen test)


4-5-6 yaşındaki çocuğu masaya oturtuyorsunuz.tabağına bir tanelokum (marşmellow ) koyup 10 dk işim var, istersen lokumu yiyebilirsin ama yemeyip beni beklersen 1 tane daha lokum kazanıcaksın , böylece 2 lokum yiyebilirsin deyip çıkıyorsun.Beklemeyip tabaktaki 1 lokumu yiyenleri ve bekleyip 2 lokumu yiyenlerin farkı;

Peki ya bu çocuklar büyüdüğün de ne oluyor? 15yıl sonra tekrar bu çocukları buluyorlar Bu araştırmayı çocuklar küçükken yapıp sonra zevki erteleyebilenler ve erteleyemeyenler arasındaki akademik açıdan başarı durumuna bakılıyor. Sonuçlar oldukça çarpıcı. Bu testi geçen ve zevki erteleyebilen çocuklar erteleyemeyenlere göre akademik açıdan daha başarılı.

Güdülerini erteleyebilenler aslında ,kendini kontrol edebilme becerisi, beklerse daha iyisini kazanmanın mantıklı olduğunu düşünüp karar verebilme becerisini göstermesi bekleniyor..

Devamını oku...

DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ (Her Anne- Babanın Mutlaka Okumalı)

Her anne babanın okuması gereken bir yazı. .

MARİF MÜFETTİŞİMİZİN TESBİTLERİ !

DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ :

Hayatın gerçekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler için gözyaşı döken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen onbinlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor. Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar.

Kendileri için yapılan fedakarlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar.

İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı. Hayatlarında eğlenmeden başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.

Geçmiş onları pek ilgilendirmiyor, atalarımıza karşı vefasızlar. Dedelerinin canlan, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar. Vatan, onlar için son model bir cep telefonundan daha değersiz. Milletimizin geleceği açısından endişeleniyorum. 20 yıl sonra bu nesil, nasıl ana-baba olacak?

Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl çocuk yetiştirecek? Evlerini nasıl idare edebilecek? Ülkeyi nasıl yönetecek? Vatanı nasıl savunup can verecek? Bütün bunlar neden oluyor izah edeyim.

Altın kafeslerde çocuklar yetiştiriyoruz artık. Uçmayı bilmeyen kuşlar gibi. Çocuklar hayattan bihaber. Açlık nedir bilmiyorlar, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. Öyle ki yemek yemeyi bile işkence görür hale geliyorlar. Susuzluk nedir hiç bilmiyorlar. Hiç susuz kalmamışlar. Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz. Çocuk daha “susadım” demeden ağzına suyu dayıyoruz. Çocuklar hiç üşümüyorlar. Soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp çıkarıyoruz dışarı, hiç titremiyorlar. Çocuklar hiç ıslanmıyorlar, evden arabaya kadar bile üç metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Saçına bir tek yağmur damlası düşürmüyoruz. Bu yüzden çocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar. Yorgunluk nedir bilmiyor çocuklar. İki adımlık mesafelere bile arabayla götürüyoruz onları yorulmasınlar diye. Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz. Onlar takatleri tükenecek kadar hiç yorulmuyorlar. Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz. Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar.

Devamını oku...

ÇOCUKLARA SAKİNLİĞİ ÖĞRETMENİN 7 YOLU

Anne-baba olarak, çocuklarınıza hayattaki en iyi başlangıcı sunmak için bıkmadan usanmadan çalışıyorsunuz. Tüm çocukların öğrenmesi gereken hayat becerilerinden biri sakinlik ve hayatın güçlüklerini ve stresini yönetebilme becerisidir. Çocuklarda bu yetenekleri geliştiren temel faktör, çoğu uzmanın belirttiği tek anahtar – sizsiniz!

İşte uzmanlardan çocuğunuza sakinliği öğretmek için yedi öneri:

1. Davranışlarıyla Örnek Olmak
Sinirli çocukların çoğu sinirli anne-babaya sahiptir. Sinirlendiğimiz her zaman, onlar da sinirlenecektir bu yüzden çocuğun sakinliğini arttırmanın en iyi yolu kendinizi sakinleştirmektir, yani daha sakin olmak zorundasınız. Mümkünse, olumsuz cümleler kurmak yerine olumlu cümleler kurmaya çalışın ve göz ardı etmek yerine örnek olun. Zorlukları azaltmak ve her iki tarafı da daha çok sakinleştirebilecek ek olumlu uygulamalar önemlidir.

2. Çocuğunuz Çocuk Olmasına İzin Verin
Çocuklar öfke nöbeti geçirdiğinde ya da diğer olumsuz davranışları sergilediklerinde, duygusal kontrole sahip olmadıklarını göz ardı etmek kolaydır. En akıllı, tatlı, barışçıl, keyifli çocukların bile tam olarak duygularını kontrol etme yeteneği ve bilgi ile doğmaları mümkün değildir.

Çocukları küçük, mantıklı yetişkinler olarak eğitmek, onlara öfkeyle baş etme yeteneği sağlar. Aslında çoğu uzman çocukların yetişkin bakış açısıyla yetiştirilmelerine karşı olsa da zararsız görünen isteklerini tatmin edici girişimlerde bulunmak çocukların kötü davranışlar içerisine girmesine neden olabilir.

3. Beklentilerinizi Gözden Geçirin
Çocuklar üzerine birçok beklenti yüklemek, her çeşit gerginliği de beraberinde yükler. Aslında anne-babalar hem kendileri hem de çocuğun gerginliğini azaltmak için gelecek planları yapmamalı ya da çok önceden çocuğun nasıl biri olacağı konusunda düşünmemeli.

Devamını oku...

Çocuk Terapisi Nedir?

Çocuk Terapisi Nedir?

Bütün anne babaların dünyada kendisinden daha iyi ve mutlu yaşamasını istediği tek varlık hiç şüphesiz çocuklarıdır. Mutlu ve sağlıklı yaşamak ise ancak bedensel ve ruhsal sağlıkla mümkündür. Çocukluk dönemi olarak adlandırılan ve kişiliğin temellerinin atıldığı 0-10 yaş bu nedenle çok önemlidir. 

Çocuk terapisi 4-10 yaş arasındaki çocuklarla yapılan terapi yöntemidir. Çocuk terapisi bazen oyun terapisi yöntemiyle birlikte kullanılabilir. Çocuk terapisinde ilk amaç çocuğun bir sorunu olup olmadığını veya çocuğun bunun farkında olup olmadığını ve olası sebeplerin neler olduğunu anlamaktır. İkinci ana amaç ise var olan problemlerin giderilmesi konusunda hem çocukla çalışmak hem de aileye bilgi vermektir.

Çocukla yapılan ilk görüşmelerde çocuğun dünyasındaki ana temaları öğrenmek; ilgi alanlarını, özel yeteneklerini, korktuğu ve en sevdiği şeyleri tespit etmek olasıdır. Ayrıca çocuğun özgüvenini, duygusal ve sosyal gelişimini değerlendirmek; yaşına göre karşılaşabileceği problemlerle başa çıkma becerilerini saptamak çocuk terapisinin diğer önemli amaçlarındandır.

Görüşmenin içeriği çocuğun gelişimsel düzeyine, kişilik yapılanmasına ve görüşmenin amacına göre farklılık gösterebilir. Örneğin 9 yaşındaki bir çocukla görüşme, 6 yaşındaki bir çocukla yapılan görüşmeden elbette ki içerik ve biçim bakımından çok farklıdır.

Devamını oku...

Bağımlı Çocuklara Karşı Nasıl Davranılmalı?

Bağımlı Çocuklara Karşı Nasıl Davranılmalı?Bağımlılık, yardım ve güvenlik için bir başkasına dayanmadır. Kendine güven ve kendi kendine yetebilme yeteneğinin gelişmesi için bebeklik ve ilk çocukluk yıllarında güvenli bir bağlanma ve duygusal bağımlılık ön koşuldur. Yaşla birlikte çocuğun bağımlı davranışlarında bir azalma görülür. Ancak bazı anne baba davranışları, kazanılması gereken bu bağımsızlığı engelleyerek bağımlılığın sürdürülmesine neden olur. Gerçek sevgi sevdiğimizi özgür bırakmak ve ona yaşam hakkı tanımaktır. Her insan doğduğu andan itibaren özgürdür ve bireysel tercih yapabilme hakkına sahiptir. Sevgi adı altındaki bağımlı ilişkide bu engellendiğinde bireyin özgüveni tam anlamıyla gelişemez. Özgüvensizliğin, beraberinde bağımlılığı getirme olasılığı çok yüksektir. Bağımlılık eğilimi her insanda vardır. Ancak. Kişinin bağımlılığı ile kendi kendine yetebilmesi arasında bir denge olması gerekir. Eğer bu denge bağımlılık yönüne kayarsa ortaya bazı problemler çıkar. Çok küçük çocuklar için bağımlılık normal, hatta sağlıklı bir durumdur. Fakat çocuk okul çağına geldiğinde bu durumun devam ediyorsa sorunlara neden olabilir.(Kuzucu,2003)

Bağımlı Çocukların Özellikleri

Bağımlı çocuk, evde olsun okulda olsun yaşından daha çocuksu davranır. Girişken değildir ve kendine güveni yoktur. Kolay işlerde bile kendi başına davranmaktan, sorumluluk almaktan korkar. Yanında onu kollayacak biri olmadan edemez, evde anneye sokulur.Sürekli sevilmek ve okşanmak ister.Okulda sorun yaratmadığı için öğretmeninin koruyuculuğu altına girer.Usluluğu ve ürkekliği nedeniyle hep kollanır.Çevrenin bu tutumu, onu daha çekingen yapar.Bağımlı çocuk zamanla bu zayıflığını ve güvensizliğini bir savunma aracı olarak kullanmayı öğrenir.Evde yedirip içirilen, bir dediği iki edilmeyen,okulda öğretmeninin sevgilisi olup çıkan çocuk bağımlılık çemberini kolay kıramaz.(Yörükoğlu,1998)

Devamını oku...

f t