• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2017 - Çocuk Eğitimi

LOKUM TESTİ - 4 YAŞINDA GELECEĞİ SÖYLEYEN TEST

LOKUM TESTİ
4 YAŞINDA GELECEĞİ SÖYLEYEN TEST


en önemli bin gün...
dikkat: uzun yazıdır hırpalar.

Uzun, virajlı, dümdüz yokuşlu inişli yağmurlu tozlu bir araba yarışına benzetsek yaşamımızı,365X75: 28 BİN gün kadar ediyor. İşte bu 28 turluk yarışın ilk iki turu bütün yarışın kaderini belirliyor. Hani formula 1 yarışı monte carlo şehir içi dar sokaklarda yapılır da, ilk turlarda önlerde kalırsan yarış boyunca sıralama değişmez ya, onun gibi.. yazımı henüz çocuğu 7 yaşına basmamışlar okusun. diğer turlarda olanlar, iyi mekanik-mühendislik, iyi lastik, iyi bir pit-stop ekibi ,özel dersler ,dersaneler, kamplar kitaplar gözlükler. konsantrasyon hapları bilmem ne aynen devam..

Sözüm ilk 2 turda arabası olan takım sahiplerine vede yeni takım kurup yarışlara araba sokacak olanlara. Bir sürü şey okuyup hangi birini yapacağımızı sasırıp yine etrafımızın yaklaşımlarıyla cocuk yetiştirmeye ,fabrika ayarlarımıza geri dönüvermeye meyilli olduğumuzu bildiğimden, bir kaç konu başlığının üstüne basıp sizede benimsetmeye calışacağım..bugün beslenme konularına girmiyoruz.. zaten iyi bir yarış çıkartmak için en iyi benzinleri,yağları koymamız gerektiğini biliyoruz..

Lokum testi.....
insanoğlunun diğer tüm canlılardan en büyük farkının düşünebilmesi yorumlayabilmesi olduğu söylenmekte, bu bizi 3-5 milyon yılda. mağradan ferrariye. internet cep tel. vs gibi 200 sene önce söylendiğinde insanı öldürtebilecek seviyeye çıkarttı.. bir zaman, ortaokul zamanlarım babama soruyorum. baba fatih zamanına gitsem, poloroidle resmini çekip eline versem. bana kızını verimi dedim..'' kızını mı? hayal dünyanla ticari zekan arasinda uyumsuzluk var cocugum '' dedi.

hepimiz toplumsal bireysel sorun yaşanan durumları '' eğitim şart diyerek'' eksikliği işaret ediyoruz. bende ilk paragraftaki sorgulama düşünme dürtümle bu cümleyi irdeledim. burda kasdedilen. okullardaki eğitim. yani en süpersonik başlangıçla. 6 yaş....
bahsetmek istediğim lokum testi. 4-5-6 yaş çocuğunu kapsayan bir deney. yani henüz suçladığımız eğitim yılı henüz gelmediği safalar.
uzatmıyorum test ecnebi mecralarda, şu eti pufun içindeki şeyden yani marschmellowdan isim alıyor. marschmellow test gibi. yemek saatine yakın bir zamanda. 4-5-6 yaş çocuğunu alıyosun tek başına bir odaya. masadaki tabağa 1 tane lokum koyuyorsun. '' 10 dk ya gelicem, bu lokumu yemezsen gelince 1 tane daha lokum vericem, o zaman ikisinide yiyebilirsin aga'' deyip çıkıyorsun odadan. aha işte o andan itibaren çocuğun geleceği, tüm hayatının ilk ip uçları geliyor. testi şuradan izleyebilirsiniz

Bazıları zort diye yiyor. Bazıları tırtıklıyor. Bazı danalarda ellerini kavuşturup bekliyor. içindeki yeme dürtüsüne meydan okuyor. bize bu testi çocuk gelişimciler degilde. Kaldirimlarda maraş dondurmacilari yetişkinlere yapmaya calisiyor külah yakalamaca şeklinde..turistler hep daha salak cikiyor ama. Gercek neden tersi anlamadim.

sonuç: bu çocuklar 20 yıl sonra yeniden bulunuyor. ve lokumu yiyenler dandirik boktan konumlarda debeleniyor. yemeyenler iyi noktalardalar, ilerlemelerine devam ediyor... hani eğitim.. hani şartı şurtu..
ben bunu pazarlamacı birisine anlattım. benimde 4 yaşında bir yeğenim var. eve gidince yapayım dedi. yerse. tüm eğitim masraflarını kısıp sanayiyemi vercen çocuğu? gtünden anlayıvermiş mevzuyu.

atalarımız onbinlerce yılda edindiği atasözlerinde neler gizli. '' 7 sinde neyse 70 indede odur'' acaba zorunlu eğitimin 5-6 yaşına çekilmesinin nedeni hem bu test hem atasözümüzmü:)

Kendimce yaptığım araştırmalarda. bu arada ben bu testi. duygusal zeka isimli kitapta okudum. öneririm iyi bir kitap. Bilindik İQ meselelerinin bi halt olmadığı. Düşünce zenginliği ,anlık ne kadar çok zayıda çözüm üretebilmemnin ne kadar anlamlı olduğu. nobel ödülünü alan bilim adamlarının hiç birinin üstün zekalı olmadığı. vs tarzı ezber bozan bilgiler var.

8-10 çocuk gelişimciye sordum testten haberi yoklar....
Araştırmalarda demiştim. bu lokumu yedirten yada yedirtmeyen meselenin aslında. ''dürtü kontrolle'' ilgili olduğu hatta. !!dürtü kontrolün çocuğun geleceğine yapılan en büyük yatırım!! olduğundan bahsedilmekte. google amcağa dürtü kontrol şu bu yazdım. sürekli dürtü kontrol bozuklukları çıkmakta..

Benim yazı yazmamdaki amaç. üst okumuş gak guk kesime yönelik değil. aksine oralardan özümseyip sentezlediğim damıttığım bilgileri. daha halka yakın, halkın içinde, orta alt seviyedeki arkadaşlara daha onlara yakın yalın bir dille paylaşma isteğidir.

iki farklı iş kolunda zenginleri ve fakirleri görüyorum. karşılaştırabiliyorum.

fakirlerin en çok söylediği şey'' ben çok çektim çocuğum çekmesim. zengilerin en çok söylediği. ben buralara kolay gelmedim çocuklarda mücadele edecek''
ali sabancı amerikadan geldiğinde sabancı bankın veznesinde 2 yıl kadar çalışmış.. askari ücretle köle gibi çalışan omar aga çocuğa ilk okulda tablet almış. lisede pc oyunlarından vazgeçirememiş.ömer abi sanmişki oglan habire bilgisayara basiyor.Nasa ya girecek. askere er gitmiş. gelincede pabrikadaki patronuna rica etmişte bi iş vermişler.. hayırlısıyla evlendircekler.. torununu eline almak omar aganın en büyük mutluluğu olcak. bir zaman sonra.....aldı torun ...elde.... ağlayınca abu benim omar berk'imi kim ağlatmış döverim ben onları... gel demem. bakkala gidelim.... ne istersen al. etrafa. ne istiyorsa alın. ağlatmayın çocuğu(( ilerde hayat nasıl olsa ağlatacak şimdiden kredileri tüketmeyin demek istiyor)). bakkalda dükkan senin omar berk ne istersen al diyen amca!. sen bu çocuğu 18 inde BMW de hangini istiyorsan al diyebilcenmi??? yok mu?? o zaman bencilliği bırak kendi zayıf egonu , ezilmişliğini torununu kullanarak yükseltmeye çalışma. Hz. Muhammed bile torunlarını gece sevmeye gidermiş..

dürtü kontrolde görebildiğim nokta şu ,en azından biz orta alt sınıf. ne yapabiliriz. 3 yaşına kadar çocukları sınırlandırmamalıyız. düşecek kayacak tehlike yaratacak şeyler varsa ortamda. onların önlemini almalıyız.. ''ömer berk hayıııııırrrr!! demek yerine.(2 yaşına kadar çok çok az hayır denmeli) önlem alıp çocuğu özgür ruhla gezdirmeliyiz.. 18 aylıkken çocukların eli pipiye gidebiliyor. araştırma merak keşif şu bu.'' çokk ayıııpp çek elini ordann!!'' mı demeli..

doğru yaklaşım. dikkatini bir başka yöne çekmek olmalı. zira 20 sene sonra elini oraya atınca ulan ayıp ediyoz ama'' mantığı oluşmasın.. konu dağıldı biraz... dürtü kontrolde yapmamız gereken 3 yaş sonrasında içten gelen talepleri her zaman olmasada '' sıralı düşünce tekniği ile'' bazen erteleyerek... önce bunu yapalım sonra çizgi film izleriz.. önce şu bulaşıkları yerleştirmeme yardım et. sonra saklambaç oynarız.. gibi ertelemek bekleyebilmek anlık gelen dürtüleri sınırlandırmak değil ama kontrol etmeyi öğretebileceğimizi düşünüyorum.. 2-3 yaşlarında bu yaparsak çocuğun düşünce istek arzu heyecan kavramlarını sınırlamış törpülemiş olabiliriz 3 yaşından sonra en doğru zamanlama. bir blogda annenin birisi ödülün bir madde değilde bir aktivite olmasının mesela saklambaç . birlikte boyama yapmak vs. gibi. daha doyurucu olabileceğinden bahsetmiş..

__''omar berk dedem gel seninle tahtadan araba yapalım. ...s ktr et bakkalı. zaten orası GDO lu monosodyum glutamatlı fruktoz oranı çok yüksek gıdalarla dolu, hem belki sonra. nenen sütlü cevizli incir tatlısı yapar''

-- '' evet dede zaten rafine edilmiş işlenmiş tüm gıdalarla gelen toksik prekansörejen maddeler karaciğerfaz 2 detoksifikastonu bloke ediyor, kapitalist ülkelerin sağlıksız toplumlar yaratarak ülkeleri kontrol edebilmek için geliştirdiği sinsi yöntemler.. tahtadan arabamı ,ufoya ne dersin aş artik kendini.. ..''

28 turluk yariş demistik hayata.

İLK TUR: ilk BİN GÜNDE:


İnsan yavruları dünyaya geldiğinde 2 korku reflexi ile geliyor. birisi yüksek ses. diğeri düşme. ikiside hayatta kalma durumlarında avantaj sağlamak için olsa gerek. düşerkenki kasılma ve başı öne çekme hali muhtemelen hayatta kalımı arttırıyor. o 6 aylık çocukları hoppidi hoppidi tavana kafa vurdurtan babalar bu iç güdüsel korkuyu yok etmeye çalışıyor olsa gerek..diğeri yüksek seste , bir saldırı vahşi anda ,yine savunma amaçlı gibi görünüyor.,diğer önemli konuda bebeklerde ilk oluşan duygu olan güven duygusu.
her ağladığında sevimli bir anne sesi, şevkatli eller okşayışlar. ne zaman ağlansa hemencecik oracıkta bitiveren sevgi. bu ilk güven temellerini atıyor..bazen 2-3 lü yaşlarında seni buraya bırakalımmı. sen artık onların ol gibi ,şakacıktan söylenen sözleri ,o çocukların gerçek söylendiğini algıladıklarını bir tahmin etseler. acaba bir daha bu sözler söylenirmi..bu güven duygusu 3 yaşına kadar hiç sarsılmamalı. saklanıp stress altında bırakılan oyunlar.sabah evden kaçarak ona görünmeden, ninelere bakıcılara bırakılan çocukların hisseetiği duyguları ,bir yetişkin ancak fırtınalı bir denizde arkasında yüzen anne babasının suya batıp bir daha görünmediği anlarda hissedebilir...bu ilk bin günde.. mümkün olduğu kadar azz ''hayırrr-dur yapma gitme -olmaz'' gibi sınırlayıcı cümleler kullanılmalı.hiç söz dinlemiyorsun..-seni getirende kabahat- pişman ettirdin beni,ağladında noldu, gibi aşalayıcı değersiz kılıcı cümleler ise asla kullanılmamalı. soba varsa etrafını cevir. mobilya köşesi varsa. yumuşat. silikon köşe koy. yani hayırları. sen düzelt. o keşfetsinn.endişeli kaygılı korkulu anlarda onun yanında olduğunu onu bırakmayacağını endişesini korkusunu anladığınızı belirtmelisiniz.

İKİNCİ BİN GÜN: yarışın ikinci turu:
işte bence en önemli tur bu. bu bin günde, çok özverili ve bilinçli bir yönlendirme yapılabilirse. tüm hayat boyunca kullanılacak beceriler elde ediliyor..yani hayatın 4.-5.-6. yılları. atalarımızın 7.sinde neyse 70 de odur dediği gibi.
bu ikinci bin yılda. disiplin ,,ahlak,beceri ,matematik ,zeka gibi önemli entellektüel kavramları öğreniyor çocuklar ,buralardaki ufacık farklar büyük sonuçlar doğuruyor. sınavdan 69 alırsan kalıyorsun. 70 alınca geçiyorsun. fark %1.

2. turda çocuklara verilen ev ve kreş eğitimlerinde en dikkat edilmesi gereken konular benim görüşüme göre:

sürekli her yaptığı şeyi överek gereksiz şaşalı övgülerle onaylamamalıyız ki. sonraki zamanlarda onayladıklarımızı benimseyip onaylamadıklarımızı terk etmeye eğilimli olunca, aslında öz güvenlerinide kaybedip sürekli''onay bekleyen çocuklar'' yetiştirmiş olucaz..yapılması gereken. bizden onay beklediği bir fiziksel yada becerisel aktiviteyi değerlendirip nasıl yaptığını , onu yaparken ne hissettiğini, keyf alıp almadığı gibi süreçle ilgili konuşmalar yapmak, ona daha fazla değer verdiğimizi gösterebilir.
geçenlerde iş arkadaşımın başarılı çocukların özellikleriyle ilgili okuduğu yazıdan aklımda kalan 2 şeyde. erken yaşta matematik öğremek.. yani matematikten sayılardan zevk almasını sağlamak..ve ev işlerine yardım..odasını toplamak. kıyafetlerini giymek, yemeğini kendisinin giymesi gibi öz güvenle ilgili konular. bunlarla ilgili'' süpermen türk olsaydı pelerinini annesi bağlardı diye bir kitap var..
çok güçlüsün
sen çok zekisin
dahisin
süpersin
yerine
eylemi hareketi yolculuğu övmek.
bunu yapabilmek için çok çalışmışsın--demek
sonucu değil süreci övmek
zorlukları sevdirmeyi sağlamak
hatalardan heyecan duymalarını sağlamak.
merak etmek ve araştırma duygularını beslemek.einsteinın annesi akşam oğluna
'bugün öğretmenine kaç tane soru sordun ''dermiş
çaba göstermekten ,dayanmaktan ,sebat etmekten zevk almalarını sağlayıp bu süreçleri övmek.
ne kadar güzel resim yapmışsın yerine,bu çizgileri nasıl yaptın. resimde çok değişik renkler kullanmışsın gibi konuşmak.
bir yerde kaybettiğinde başaramadığında. olsun biz senii yinede seviyoruz hadi boş ver. bi mc donalds bigmac mac menü oyuncak alalım unutursun yerine,
sarılmak,onunla gurur duyduğunuzu söylemek üzülmesinin normal olduğu, o zaman ne hissettiği,konsantremi olamadığı, sorunu karşısında düşünmesini sağlamak.
bir dans hocası öğrencilerine sürekli şöyle diyor..''bu zor ,yani eğlenceli''....zorun eğlenceli olduğunu aşılamaya çalışıyor.. övgüyle değil, eleştiri ile motive olmayı sağlamak.
ödülü erteleyebilmek
sebat etmeyi öğretmek
dürtüleri kontrol edebilmeyi erken yaşlarda öğretebilmek
en spesifik konular..
araştırma isteği
merak duygusu
zekayı değil eylemi övmek
anne baba ve öğretmenlerinde: motivason yaratmadaki düşünce ve faliyet yelpazesi, motivasyonu eğlenceli durumlarla sürdürebilme kapasitesi, dikkatini çekebilmek, konuyu ilginç kılmak,
daha fazla öğrenmesini istemeyi sağlamak,
ve bazen İQ denen matematik zekanın hiç bir şey olduğu,bazı çocukların hareketliyken,yürürken, koşarken daha iyi düşünebildiğini hiperaktif cocuk falen filana inanmiyorum, ellerken koklarken duyarken, zekasının etkili olduğu. bazen suyla oynamaların, bazen hayvanlarla doğayla zaman geçirmenin önemini, insanın bir makina değil karmaşık değişik bir varlık olduğu, bizlerin onların nasıl en iyi çalıştığını aramak bulmak adına yaptığımız tüm çabaya'' yaşam ''dendiğini aklımızdan çıkarmamamız gerektiğini unutmamalıyız..
sevgiyle ve huzurla kalın...

Şifa Köy

Dr. Yunus Uçarcı

f t